25 Şubat 2013, 08:39 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

Bankalar ve Merkez Bankası

Bankalar ve Merkez Bankası

Tuncer Arslan

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 532 kez okunmuştur

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı ile Ekonomi Bakanı Zafer ÇAĞLAYAN arasında geçen polemik, ekonomimiz açısından kritik bir sorunu su yüzüne çıkarmıştır.

Avrupa Birliği yolunda ilerleyen ve dünyanın gelişen ekonomileri arasında önemli bir yere sahip olduğunu iddia eden bir ekonomi yönetimi bu şekilde davranarak, Dünya ve Avrupa ülkelerine halen daha siyasete bağımlı bir ekonomi yönetimimiz olduğunu haykırmaktadır.

Mehmet Başçı’ nın bu yıl ekonomimiz %5 büyüyecek açıklamasına Sayın BAKAN Herkes yerini ve haddini bilecek. Merkez Bankası hükümetin kararnamesiyle atanan veya görevden alınacak olan biridir. Merkez Bankası kanunu da hükümet yazar değiştirir ya da değiştirmez” dedi. Bu çıkış, Merkez Bankasının özerk olmadığı ve hükümetin güdümün de olduğu kanaati oluşturmaktadır. Sanırım, halen daha rating kuruluşların Türkiye’nin neden notunu arttırmadığını sorgulayanlar bu açıklama ile artık bu soruyu kendilerine sormayacaklardır.

Türkiye yurtdışından oluşmuş olan, hükümet politikaları ile yönetilen bir merkez bankası, hükümet karaları ile para politikası imajını bu şekilde asla silemez.

Bunun yanında 8 Şubat 2013 tarihinde çıkan şu habere dikkatle bakalım: 15’lik kredi hedefi, zorunlu karşılıklar düzenlemesi ve Basel kriterlerine ilişkin alınan kararların ardından iki ay önce Başkan Mukim Öztekin tarafından Merkez’e gönderilen yazıda BDDK’nın görev alanına ilişkin hatırlatma yapıldı. Yazıda bankacılık sektörüne yönelik düzenleme ve denetleme alanına giren hususlar konusunda dikkatli olunması gerektiğine dikkat çekildi.Bura da anlaşılacağı üzere BDDK, TCMB’yi kendi alanına girmemesi konusunda uyarıyor.

Cari açığın mevcut seviyeden daha fazla artmaması için, büyümeyi %5 seviyesinde tutmayı hedefleyen hükümet, etkin bir role sahip olan Bankacılık sektörüne %15 büyüme hedefi koyuyor. Bu hedefe ulaşmak için ise son Merkez Bankası Kararlarında görüldüğü üzere zorunlu karşılık oranlarını arttırmaktadır. Bu şekilde bankalardan mevduat çekerek Bankaların piyasaya daha fazla kredi pompalamasını engellemeyi hedeflemektedir. Özerk olması gereken bir kurum siyasi iktidarın güdümünde BDDK ‘nın sorumluluk alanına bile girmektedir. Bu Türk ekonomisi için uzun vadeli olarak uluslar arası piyasa da olumsuz olarak yansıyacaktır.

Peki Merkez Bankasının mevduatların zorunlu karşılıklarını arttırması, kredi faizlerine nasıl bir etkide bulunacaktır?

Bu sorunun cevabını, piyasanın belirleyicisi konumunda bankalar bu yılkı kredi politikalarını belirleyerek verecektir. Eğer bankalar %10 nakit krediler, %5 gayri nakdi kredilerde büyüme kararı alırlarsa nakdi kredi faiz oranları düşerken, gayri nakdi kredi faiz oranlarında artış yaşanacaktır. Tam tersi politika ise nakdi kredi faizlerini arttırırken gayri nakdi oranlarını aşağıya çekecektir.

Dünyanın önemli ekonomileri arasında yer almaya çalışan ülkemizin Merkez Bankasının kendi sorumluluk alanı içinde hareket etmesi ve ekonomiye yön veren siyasilerinde sözlerine azami dikkati vermeleri ülkemiz ekonomisi açısından daha faydalı olacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 


 BANKACILAR VE FİNANSÇILAR DERNEĞİ internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları BANKACILAR VE FİNANSÇILAR DERNEĞİ Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Reklam verin...

Yazara ait diğer köşe yazıları

E-BÜLTEN ABONELİK

ANKET

Yakın vadede Türkiye 'ye yeni not artırımı gelir mi?




Adres : Ceyhun Atuf Kansu Cad Cevat Muratal İş Merkezi No : 112/38 Balgat-ANKARA
Tel :0 (312) 474 08 88
Faks : 0 (312) 474 08 89
Bu site 0.047 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]